Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kutsal Kitap, Genç Dünya Yaklaşımı ve Evrenin Yaşı

“Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı” Yaratılış 1:1 ‘‘Sonuç olarak, hiç kimse, hayale kapılıp kendini bilmez bir şekilde, Tanrı Sözü Kitabı’nın ve Tanrı’nın İşleri Kitabı’nın kutsallığını ve felsefesini tam olarak anlayabileceğini düşünüp savunmasın; bunun yerine, iki alanda da bitmek bilmeyen bir kendini geliştirme çabasına girişsin.’’ Francis BACON XX. yüzyıla gelene kadar birçokları tarafından materyalist felsefenin bir uzantısı olarak evrenin bir başlangıcı ve sonu olmadığı düşünülüyordu. Materyalist felsefeye göre, sadece ve sadece madde gerçekti. Madde dışında hiçbir şey yoktu ve madde ezeli ve ebediydi. XX. yüzyılın önemli düşünürlerinden Bertrand Russell ‘İşte evren, karşımızda duruyor ve hepsi bu!’ derken aslında anlatmak istediği tam olarak buydu. Materyalist felsefenin bir yan ürünü olarak önerilen evren modelinde, evren statik halde varlığını sürdüren bir yapıydı. Sonsuz evren modeli varlığını  Big Bang  yani Büyük Patlama teorisinin ortaya konmasına kadar sürdü...

Tanrı Sevgiyse Neden Cehennem?

Kutsal Kitap’ta “Tanrı sevgidir” [1] ifadesi geçer. Bu çok sevilen ve alıntılanan bir ayet olmakla birlikte aslında üzerine pek düşünülmeyen bir ifadedir. Böyle düşünmemin nedenlerinden biri, Tanrı’nın sevgi olması ile birlikte düşünüldüğünde bir tür gerilim oluşturan diğer metinlerdir. Kutsal Kitap aynı zamanda cehennemden bahsetmektedir. Cehennem, ölümden sonra gerçekleşecek nihai yargı noktasıdır. Hristiyan inancı içerisinde cehennem konusunda farklı düşünceler olmakla birlikte çok açık ve net olan şey burasının cezanın uygulandığı yer olmasıdır. Velhasıl kötü bir yerdir. Dolayısıyla kişiyi, “Tanrı’nın sevgi olması hakkında konuşan metinler nasıl olur da cehennem gibi bir yerin varlığından ve Tanrı’nın insanları cezalandırmak üzere buraya göndereceğinden bahsedebilir?” sorusunu sormaya itmektedir. Bu yoğun bir düşünsel gerilim oluşturur. Tanrı’nın sevgi olmasının ne anlama geldiği konusunda uzun uzun söz edilebilir. Ben burada sadece cehennem ve nihai ceza bağlamında bu ifadeyi kıs...

Garner’ın Hristiyanlığa Karşı Tarihsel Argümanının Kısa Analizi

Diriliş argümanı, ölümünün ardından İsa’ya ne olduğunu açıklamaya çalışan hipotezler arasında “Tanrı Nasıralı İsa’yı ölümden diriltti” açıklamasının tarihsel anlatı içerisinde en iyi açıklama olduğunu ileri süren bir argümandır ve en iyi açıklamaya çıkarım şeklinde adlandırılan argüman yapısını kullanır. Bu yazıda çok kısaca Jonathan David Garner’ın “Hristiyanlığa Karşı Tarihsel Argüman” adlı kısa yazısını değerlendireceğim. Öncelikle en iyi açıklamaya çıkarım konusunda tarihsel bir vakayı incelerken dikkat edilmesi gereken önemli noktaları hatırlayalım. Tarihçi C. B. McCullagh, “Justifying Historical Descriptions” adlı eserinde tarihçilerin en iyi açıklamayı elde etmede kullandıkları altı ölçütü paylaşmaktadır: (1) açıklayıcı kapsam, (2) açıklama gücü, (3) akla yatkınlık, (4) daha az ya da hiç ad hoc bulundurmama, (5) kabul edilen inançlar ile uyum ve (6) bu beş koşulu yerine getirmede rakip hipotezlerden daha başarılı olma. [1] Tarihsel açıdan en iyi açıklamaya çı...